İtalya,  Yurt dışı

Floransa Gezilecek Yerler

Rönesans’ın İtalya’da başlangıç noktası olan Floransa (Firenze)’ya gideceğim için oldukça heyecanlıyım. Bu yazı Floransa!da gezilecek yerler ile ilgili…

İtalya’da 3. Günüm…

06 Temmuz 2015 tarihinde Roma Termini tren istasyonundan Floransa Santa Maria Novella (SMN) tren istasyonuna gidiyorum. Trenin hareket saati ise 09.30. Yarım saat önceden Roma Termini tren istasyonunda oluyorum. Aslında çok önceden İstanbul’da uçak iletimi alırken, tren biletimi de internetten almıştım. Biletin çıktısını almıştım ama nedense o biletin, nihai bilet olmadığı yanılgısına düşüyorum. Ya da emin olmak istiyorum diyelim.

Bizim şehirlerarası otobüs yolculuklarında olduğu gibi ben biletin internet çıktısını vereceğim ve onlar da elime normal kart bilet verecekler diye düşünüyorum. Roma’daki Tren Italia gişesinin önünde bekliyorum. Ne güzel ki gişede tek kişi çalışıyor ve önümde 5 kişi var. Tren kaçtı kaçacak diye huzursuzlanmaya başlıyorum. Gişedeki bayan önümdeki aileye bakarken, artık daha fazla dayanamayıp: “Trenim kaçacak, bana kart bilet verecek misiniz?” Diyorum. Elimdeki internet çıktısı olan kağıda bakıyor ve gerek yok diyor.

İçimden aman ne güzel boşu boşuna sıra bekleyip, zaman kaybetmişim diyorum. Tren peronlarının olduğu yere koşuyorum. Ama o kadar çok tren ve kalkış peronu var ki! Nereye gideceğimi kestiremiyorum. Üstelik sadece 5 dakikam kalmış! Üniformalı biri gözüme çarpıyor, biletimi göstererek peronun yerini soruyorum. Tam bu sırada 10-12 yaşlarında bir erkek çocuğu yanımda bitiyor. “Benimle gel” diyor. Panik halindeyim ve bu çocuk yeri biliyor gibi gözüküyor. Beni trenin yanına götürüyor.

Roma- Floransa Treni

Birçok internet sitesinde aman biletinizin barkodunu okutmadan trene binmeyin, kontrolde barkodu okutmadığınız görülürse, 50-100 Euro arasında para ödersiniz ceza olarak söylemlerini hatırlıyorum. Çocuk, biletin barkodunu da oradaki makinaya okutuyor. Farkındayım, İtalyanlar bizim misafirperverliğimize pek de sahip değiller. Bu çocuk bunu, bana iyilik olsun diye yapmıyor. Yardımının karşılığı olarak 5 Euroyu gözden çıkartmışken, o benden 10 Euro istiyor. Bileti zaten 15 Euroya aldım. Sana o kadar para veremem, 5 Euro yeter diyorum. Anlaşılan bu ufaklık yolunu bulmuş. Bu parayı vermem için ısrar ediyorken, arkadaki bir adam soruyor ne oldu diye… Olan biteni söylüyorum. O da çocuğa, 5 Euro yeter diyor. Onları baş başa bırakıp trene biniyorum hemen.

Floransa’ya Tren Yolculuğum

Sonunda trene biniyorum.Bindikten iki dakika sonra tren kalkıyor. Yani ucu ucuna yetişiyorum. Ufaklık bu yardımı para karşılığında yapsa da, iyi ki karşıma çıkmış diyorum yine de…  (Denize düşen yılana sarılırmış ne de olsa! ) 🙂

Roma’dan Rönesans’ın başkenti yani Rönesans akımının başladığı yer olan Floransa’ya tren yolculuğum yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor. Trenin hızı 247 km. Tren hızlı olunca, fotoğrafını çektiğim tren gösterge ekranı da defalarca fotoğrafını çekmeme rağmen net çıkmadı 🙂 Hızlı tren için bilet satın alırken, 2. sınıf alırken hiç tereddüt etmeyin. 2. sınıf yolculuk gayet konforlu ve iyi… Boşu boşuna fazladan para ödemenize hiç gerek yok. 😉

Trenden iniyorum ve kalacağım yerin adresini soruyorum. Hava çok sıcak…

Floransa, Roma’ya göre daha küçük ve güvenli gözüküyor. Bir iki kez sorduktan sonra kalacağım adı otel bence hostel olan yere geliyorum. Temmuz ayı fiyatları tuvaleti dışarıda olan bu yer için bile geceliği 45 Euro ödüyorum.

Otele Varış

Otele geliyorum. Resepsiyonda duran bayan, bana bir tane Floransa haritası veriyor.

Haritayla birlikte bana Floransa’da gezmem gereken yerlerden bahsediyor.

Floransa Gezilecek Yerler

Duamo Katedrali Dış Cephe

  • Piazza Del Duamo (Duamo Meydanı)
  • Floransa Katedrali (Duamo Kilisesi)
  • Giotto’nun Çan Kulesi (Campanile Di Giotto)
  • Santa Maria Novella Bazilikası
  • Aziz Giovanni Vaftizhanesi (Battistero Di San Giovanni)
  • Ponte Vecchio (Ponte Vecchio Nehri ve Köprüsü)
  • Santa Croce Bazilikası
  • Uffizi Galerisi
  • Pitti sarayı (Plazzo Pitti)
  • Signoria Meydanı (Piazza Della Signoria)
  • Vecchio Sarayı (Plazzo Vecchio)
  • San Lorenzo Bazilikası
  • Piazza Della Republica
  • Piazzale Michelangelo (Mikelanjelo Meydanı)
  • Boboli Bahçeleri (Giardino Di Boboli)
  • Akademi Galerisi (Galleria Della Accademia)

Odaya yerleşiyorum ve kısa bir dinlenmeden sonra şehir turuna çıkıyorum. İlk hedef, Floransa merkezde bulunan ve adeta Floransa’nın sembolü sayılan Duamo Kilisesi oluyor.

Floransa Katedrali (Duamo Kilisesi)

Katedralin ilk adı Santa Maria del Flore’dir ve bu adını Cebrail’in, Hz. Meryem’e verdiği isimden almıştır.

Dumamo’ya giriş ücretsiz. Giriş için kuyruğa girip, sıra beklemeniz gerekiyor. Yani Duamo’yu görmek için bu kuyruğu aşmayı göze almanız gerek.

85 metre yükseklikteki Duamo’da, çan kulesi ve Aziz Giovanni Vaftizhanesi bulunuyor. Yapı, gotik mimarinin görkemli örneklerinden birisidir. Duamo Kilisesi, Santa Reparata Kilisesi üstüne inşa edilmiş. Kilisenin bodrum katına inildiğinde, bu eski kilisenin kalıntıları hala görülmektedir. Floransa Katedrali’nin yapımına, 13. yüzyılda Arnolfo di Cambio tarafından başlanmıştır. Gösterişli kubbesi ile dünyaca ünlü olan bu katedralin dış kısmı pembe, beyaz ve yeşil mermerler ile süslenmiştir. Dış kısmının görkemli yapısına rağmen, iç kısmı nispeten daha sadedir. Ufuk çizgisine egemen olan bu gösterişli kilise, dünyanın en büyük katedrallerindendir.

Duamo Katedrali- Floransa

Floransa Katedrali’nin önemli bölümlerinden biri girişteki saattir. 15. Yüzyılda Paolo Uccello tarafından günün her saatinin, güneşin batışına göre ayarlandığı saat hala çalışmaktadır. Katedralde yer alan bir diğer ünlü eser Giorgio Vasari’nin yapmış olduğu “Last Judgement (Kıyamet Günü) freskidir. Bu freskler Vasari’nin öğrencisi Zuccari tarafından boyanmıştır.

Katedralin kubbesi de oldukça önemlidir. Kubbe, Brunelleschi’nin eseridir 1296 ve 1436 yılları arasında inşa edilen bu kubbeye katedralin dışından giriliyor. Şehir manzarasının en iyi şekilde izlenebileceği bir nokta olan kubbeye birçok merdiven tırmanılarak çıkılıyor. Kubbenin içinde, cehennem ve kıyamet gününe dair resimler bulunmaktadır.

Kilise demişken, unutmadan ve yeri gelmişken önemli bir uyarı yapayım. Kiliseye askılı kıyafetler ve şortla girmek yasak.  Bu şekilde giyinenleri, içeri almıyorlar bilginiz olsun. Yanınızda şal ya da kollu yelek gibi şeyler bulundurabilirsiniz.

Adres: Piazza del Duomo, Firenze

 Ziyaret Gün ve Saatleri

Pazartesi, Çarşamba ve Cuma 00.00 – 17.00, Perşembe 10.00 – 15.30, Cumartesi 10.00 – 16.45, Pazar 13.30 – 16.45 arasında ziyarete açıktır.

Giotto’nun Çan Kulesi (Campanile Di Giotto)

1359 yılında tamamlanan Çan Kulesi, Floransa Katedrali’nin hemen yanına yer alıyor. En yüksek noktası 84,7 metre olan çan kulesinin en üst noktasında yer alan seyir terasına 414 basamakla çıkabilirsiniz. Asansörün olmadığı yapıya çıkmak oldukça zahmetli olsa da en üst noktadan Floransa’nın muhteşem manzarasını seyretmek olağanüstü bir deneyim sunuyor.

Aziz Giovanni Vaftizhanesi (Battistero Di San Giovanni)

Duomo Meydanı’nın bir diğer önemli yapısı olan bu vaftizhane, Floransa’daki en eski yapılardan biri. 1059- 1128 yılları arasında inşa edilen vaftizhane bronz kapıları ile ünlüdür. Eski bir Roma tapınağı üzerine yapıldığı söylenilen vaftizhane, sekizgen bir şekle sahiptir. Yapının tavanı ise 13. yüzyıldan kalmadır. Bu tavanda, birçok ünlü Floransalı resimlerle tasvir edilmiştir.

Michelangelo’nun Davut Heykeli

Davut Heykeli-Floransa

Meşhur,  Michelangelo’nun Davut Heykeli’ni görmeden ve önünde fotoğraf çekilmeden Floransa’dan ayrılmak olmaz. 🙂  Heykelin yapımına, Michelangelo tarafından 1501 yılında başlanmış olup, 1504 yılında tamamlanmıştır. Bu eser,  Rönesans heykel sanatının da en önemli yapıtlarından biri kabul edilmektedir. Heykelde, neredeyse mükemmel ‘insan oranı’ betimlenmiştir. Heykel, Davut’un Golyat’a saldırmaya karar verdiği anı gösterir. 5,17 metre yüksekliğindeki Davut Heykeli, Floransa’nın önemli bir sembolüdür.

Heykel ilk olarak Piazza Signoria’ya yerleştirilmiş olup, daha sonradan yıpranmasını ve zarar görmesini engellemek için 1873 yılında Floransa Akademi Galerisi’ne taşınmıştır. Galeride gerçeği sergilenirken, heykelin bir kopyası Piazza Signoria’da sergilenmeye devam etmektedir. Gerçeğinden neredeyse farksız olan bu heykel, kopya olmasına rağmen ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görmektedir.

Duamo Kilisesi’ni gezdikten ve bir şeyler atıştırıp kahve içtikten sonra tekrar otele dönüyorum çünkü sıcak, yürümekten daha çok yoruyor beni…

Floransa-Ponte Vecchio Nehri

Floransa Ponte Vecchio

Akşam olunca şimdiki varış hedefim meşhur Ponte Vecchio Nehri ve Köprüsü oluyor. Öncelikle şehrin en gözde meydanı, insanların alışveriş ve buluşma noktası olan Republica Meydanı’na gidiyorum.

Meydanı geçtikten sonra, akşamları ışıklarla süslenmiş olan Ponte  Vecchio’ya doğru yürüyorum. Nehre varmadan, gümüş ve altın satan birçok dükkân göze çarpıyor. Fiyatlarına şöyle bir göz gezdirdiğimde altın küpe fiyatları yaklaşık 90 Euro’dan başlayıp, 200- 300 Euro arasında değişiyor. Nehre vardığımda görüyorum ki nehrin, bu ışıklarla bezenmiş hali çok güzel… İnsanlar bu güzelliğin içinde fotoğraf çekmek ve çektirmek için adeta yarışıyor.

Köprünün Hikayesi…

Floransa Ponte Vecchio Köprüsü

Eskiden köprü üzerinde kasap, tabakhane ve demir atölyelerinin bulunması dolayısıyla burası, kötü koku  ve gürültü nedeniyle şehir sakinlerini ve Dük I. Ferdinand’ı rahatsız etmiştir. 1593 yılında bu nedenlerle kapatılan küçük dükkanlar, sonrasında yeniden inşa edilerek mücevher, altın işlemeleri satan köprü üstü kuyumcularına dönüştürülmüştür.

Ponte Vecchio, Arno Nehri üzerinde bulunmaktadır. Floransa’daki en eski ve en meşhur köprüdür. Şehirde bulunan altı köprüden biri olan Ponte Vecchio, Uffizi ve Medici Sarayı’nı birbirine bağlar. 1345 yılında inşa edilen köprü, II. Dünya Savaşı sırasında şehrin yıkılmadan ayakta kalan tek köprüsü olma özelliğine de sahiptir. Köprü, 1966 yılında meydana gelen bir selden etkilense de hala ayakta kalmayı başarmıştır.

Ponte Vecchio Köprüsü’nün alt kısmında üç kemerli Ortaçağ Köprüsü bulunmaktadır. Bu yapı üzerinde ayrıca Ortaçağ döneminden kalma Mannelli Kulesi bulunmaktadır. Köprüyü koruma amaçlı yapılmıştır. Bu kulenin etrafından dolaşan Vasari Koridoru 16. yüzyılda Giorgio Vasari tarafından yapılmıştır. Pitti ile Uffizi’yi birbirine bağlayan bu koridor, Medici Ailesi’nin halka gözükmeden, koridordaki resimlere bakarak gidip gelmelerini sağlamak amacıyla yapılmıştır.

Bu güzel manzarayı bir de gündüz gözüyle görmeye karar veriyorum. Bir şeyler atıştırıp, dinlenmek için otele dönüyorum.

Figen Karaaslan © Seyyahça Mart 2016

 

Kendim için modern bir Seyyah Kadın gezgin diyebilirim. Yaşamın, bir yol ve yolculuk olduğuna inanıyorum. Seyahat etmeyi, insanı içsel yolculuklara taşıdığını düşündüğüm için seviyorum. Bu sebeple de, fırsat buldukça, bir seyyah gibi geziyorum ve yolculuk yapıyorum. Yaşamın, paylaştıkça zenginleştiğine ve anlamlandığına inandığım için de; gördüklerimi ve yaşadıklarımı Seyyahça’da yazarak, paylaşıyorum. Yaşam yolunda yolculuk ederken; 2014 yılında, Yaşamı Kullanma Kılavuzu isimli bir kitap yazdım ve yayınlattım. Mersin Üniversitesi Seyahat İşletmeciliği ve Yakın Doğu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık mezunuyum. 10 yıldan fazla reklam-metin yazarlığı, editörlük ve içerik editörlüğü yaptığım profesyonel meslek hayatıma; editörlük, kurumsal iletişim ve dijital pazarlama ile devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir