Yunan Adaları,  Yunanistan,  Yurt dışı

Kos Adası’na Nasıl Gidilir?

 

Akdeniz görünümlü Yunan Adası Kos’ta, bir İtalya adası havası bulunmaktadır. Böyle olması normal zaten çünkü Kos Adası, bir süre İtalyanların hakimiyeti altında kalmış. Bunun etkileri çok açık bir şekilde Kos Adası’nda hissediliyor. Bu sebeple de adada geleneksel bir Yunan adasından çok, Avrupai bir İtalyan adası havası var. Akdeniz görünümlü bir Yunan Adası olan Kos Adası, oldukça turistik…

Siz bu yazı aracılığıyla Kos Adası’nı dolaşırken, sizin de kulağınızda Yunanca ezgiler dolaşsın isterseniz Natasa Theodoridou’nun, Fengari Mou (Ay’ım) isimli parçasını buradan dinleyebilirsiniz. 🙂

https://www.youtube.com/watch?v=RSW5UyqCKDE

Ada Hakkında Genel Bilgi

 

287 kilometrelik yüz ölçümüyle Kos Adası, 12 adanın üçüncü büyük adasıdır. Yunanların Kos bizim ise İstanköy olarak isimlendirdiğimiz bir ada… Kos Adası, Bodrum’un 8 mil açığında bulunur. Adanın nüfusu 33 binin üzerindedir.

Kos Adası Haritası-Yunanistan

Adada Bizans, Venedik ve Osmanlı izleri ve eserleri bulunmaktadır. Kos Adası’nın merkezinde bulunan Hipokrat Ağacı, adeta adanın simgesi halindedir. Tıbbın babası sayılan Hipokrat, burada Asklepion isimli bir tıp merkezi kurmuştur.

Adanın Tarihi

Kos Adası-Merkez

Kos Adası’nın tarihi 3500 yıl öncesine dayanmaktadır. 336 yılında Büyük İskender tarafından fethedilen Kos, sonradan Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. Bu dönemde ada, önemli bir tekstil ve şarap merkezi olmuştur.

1315 tarihinde Aziz John Şövalyeleri’nin egemenliği altına giren ada, 1523 yılında diğer adalarla beraber Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Uzunca bir süre Osmanlı egemenliğinde kalan ada, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Yunanistan’ın olmuştur.

Kos Adası, mübadele döneminde İtalyanların olduğu için Rodos Adası gibi Türkiye ve Yunanistan arasındaki mübadele anlaşmasından etkilenmemiş ve böylece, adada yaşayan Türklerin adadan ayrılmasına gerek kalmamış. Adada 1933 yılında meydana gelen deprem yıkıcı olmuş, birçok bina yıkılmış. Buna, ne yazık ki tarihi binalar da dahildir.

Adanın İsmi Nereden Gelir?

Eski çağlarda adanın ismi, ilk hükümdarı olan ‘Merops’a atfen ‘Merope’ idi. Hükümdarın kızı Koa’nın ismi ile Kos olarak isimlendirilmiştir.

Tarihçi Plinio’ya göre Kos Adası eski çağlarda ‘Ninfea’ olarak da adlandırılmıştır. Orta çağlarda ise adaya ‘Lango’ ismi verilir.

Türkler, adayı İstanköy olarak adlandırır. Bunun sebebi ise, bir rivayete göre Yunanca’dan gelir. Nereye gidiyorsun sorusuna, Yunanlar tarafından Yunanca:  ‘İ stin Ko’ yani ‘Ko’ya’ gidiyorum cevabı verildiği için ada, Türkler tarafından İstanköy olarak ismlendirilmiştir. Benzer bir durum da aslında İstanbul için de söz konusudur ama Yunanların ve Türklerin çoğu bunu bilmez. 🙂

İ Stin Poli (İ, Yunanca da dişi artikel için kullanılır. Stin, dişi kelimeler için içinde demektir ve Poli de dişi bir kelime olan Şehir anlamındadır) İstinpoli zamanla İstanbul haline dönüşmüştür.

Kos Adası’na Nasıl Gidilir?

Bodrum’dan Kos Adası’na Giden Feribotlar

Feribotlar, Bodrum Limanı’ndan kalkıyor. Bodrum’dan Kos’a feribotla gidiş dönüş 2016 yaz fiyatları, eğer aynı gün gidip aynı gün dönecekseniz 19 Euro. Gittiğiniz gibi dönmeyecek yani kalacaksanız 30 Euro.

Bodrum’dan Kos Adası’na her sabah 09.30’da sefer var. Kos’tan Bodrum’a dönüş  seferi ise akşamüstü 16.30’da yapılıyor.

Kos Adası’na, Bodrum Limanı içindeki Bodrum Feribot İşletmeciliği ile gittim. Limandan içeri girince, zaten tek bir firma göze çarpıyor.

Bodrum’dan Kos’a, Bodrum Limanı’ndan veya Turgutreis’ten gidebiliyorsunuz. Turgutreis’ten Kos Adası’na gidiş saati ise her sabah 09.30’da. Kos’tan Turgutreis’e dönüş seferi ise 18.00’de yapılıyor.

Daha fazla bilgi ve online bilet için

Bodrum Feribot İşletmeciliği

Web: www.bodrumferibot.com

Tel: +90 (252) 316 08 82

Kos Adası Yolculuğum

Kos Adası, benim araştırma ve planlama yapmadan aniden ve spontane bir şekilde yaptığım bir gezi oldu. Planlı gezilerin güzelliği bir yana, bazen plansız gezilerin de ayrı bir zevki oluyor. Yaz başında kendime, 3 adet Yunan Adası hedefi koymuştum. Temmuz ayında, bu yazın ilk Yunan Adası gezim olan Sakız Adası’na gitmiştim.

Ağustos ayında 2. Yunan Adası olan Kos’a gitme fırsatım oldu. 3. oldu mu diye sorarsanız, bu sorunun cevabını daha sonra vereceğim. 🙂

Kos Adası gezim, OHAL zamanlarına denk geldiği için limanda ve gideceğimiz firmanın acentasında bayağı bir hareketlilik vardı. Ben OHAL’in seyahat kısmını yakından takip ettiğim için hazırlıklıydım, SGK’dan detaylı ve imzalı evrakımı almıştım. Ancak görünen o ki çoğu kişinin, bu detaydan pek de haberi yoktu. Son dakikada çoğu kişi, internet üzerinden SGK dökümü alma peşindeydi. En az yarım saat öncesinden limanda olmanızda fayda var.

Bu sebeple, yavaş ilerleyen polis ve pasaport kontrolünden geçiyoruz ve sonunda feribota biniyoruz. Yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuktan sonra Kos Limanı’na varıyoruz. Burada da pasaport sırası bekliyoruz ama Bodrum’daki kadar değil.

Kos Adası’nda Gezilecek Yerler

Kos Adası Merkez-Yunanistan

  • Kos Marina
  • Eski şehir ve Hipokrat Ağacı
  • Agora
  • Asklepion
  • Şövalyeler Kalesi
  • Roma Evi
  • Arkeoloji Müzesi
  • Hacı Hasan Cami
  • Defterdar Cami
  • Agios İonnis Manastırı
  • Osmanlı Hamamı
  • Zia Köyü
  • Yel Değirmenleri
  • Pyli Köyü
  • Plaka Ormanı
  • Linopoti Gölü

Kos Marina

 

Akdeniz’in en modern yat limanlarından birisidir. Çevre ada gezileri için mükemmel bir üs görevi üstlenir. Kos Marina, 230 yat kapasitesine sahiptir.

Eski Şehir ve Hipokrat Ağacı

 

Kalıntıların büyük bir kısmı 1933 yılındaki bu deprem ile gün yüzüne çıkmıştır. Eski şehirde yer alan kafeler ve dükkânlar Roma Agorası, antik tapınak ve bazilika yürüyüş mesafesi yakınlığındadır. Eski şehirden 500 metre uzaklıktadır. Bundan 2400 yıl önce bu ağacın altında, Hipokrat’ın öğrencilerine ders anlattığına inanılır bu yüzden de bu ağaca Hipokrat Ağacı denilir.

Agora

agora-kos-adasi

Arkeoloji müzesine yakın olan Agora (Eski pazar yeri) türünün en büyük örneği olarak kabul edilir.

Asklepion

 

Şehir merkezine 4 kilometre uzaklıkta bulunur. Burası, Hipokrat’ın ölümünden sonra Sağlık Tanrısı Asklepios’a adamak amacıyla inşa edilmiştir. Asklepion’da: Tarihi tapınak, bir tıp okulu, Roma Hamamı ve Apollon Sunağı’nın kalıntıları bulunur.

Günümüze kadar doktorlar tarafından binlerce kez tekrar edilen Tıptaki Hipokrat Yemini; ilk kez burada ortaya çıkmış olup ilk kez de burada edilmiştir.

Ziyaret Saatleri

Pazartesi: 08.30- 15.00 arasında,

Diğer günler: 08.00- 20.00 arasındadır.

Şövalyeler Kalesi

Şövalyeler Kalesi-Kos Adası

Eski adı Neratzia olarak bilinen kalenin yıkıntıları üzerine inşa edilen Şövalyeler Kalesi, Kos Limanı’nın hemen girişinde ada ziyaretçilerini selamlar. Kale, Foinikes Caddesi üzerindeki bir köprü ile bağlantılıdır.

Ziyaret Saatleri

Pazartesi: 13.30- 19.00 arasında,

Diğer günler: 08.00- 19.00 arasındadır.

Roma Evi

1800 yıllık bir geçmişi olan Roma Evi’nin 26 odası ve 3 havuzu bulunmaktadır. Evin zemin katında aslan, leopar ve yunus motifli mozaikler bulunmaktadır.

 

Roma Evi’nin 100 metre ilerisinde festivallerin ve bazı etkinliklerin düzenlendiği bir odeon yer alır.

Arkeoloji Müzesi

 

Tarihi agoranın bitişiğindeki Elefterias Meydanı’nda bulunur. Antik Yunan ve Roma döneminden kalma kalıntıların sergilendiği bir müzedir. Müze içerisinde Hipokrat’ın mermerden yapılma bir heykeli de sergilenmektedir.

Hipokrat Heykeli- Kos Arkeoloji Müzesi

Ziyaret Saatleri

Pazartesi: Pazartesi günleri kapalıdır.

Diğer günler: 08.00- 20.00 saatleri arasındadır.

Hacı Hasan Cami

 

Hacı Hasan Cami, Hipokrat Ağacı’nın arkasında bulunmaktadır. Cami, adadaki Müslüman halk tarafından hala kullanılmaktadır.

Defterdar Cami

Defterdar Cami-Kos Adası

Defterdar İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Şehir merkezinde yer alır. Limana yürüyüş mesafesinde bulunan caminin, tek şerefeli bir minaresi bulunur.

Agios İonnis Manastırı

 

Şehir merkezine 7 kilometre mesafede bulunur. Manastır, Kefalos Köyü yakınlarındaki bir tepeye inşa edilmiştir. Deniz manzaralı olan manastır, yeşilliklerle sarılmış olup doğal güzelliklerle çevrelenmiştir. Manastırda, Ağustos ayında dini ayinler yapılmaktadır.

Osmanlı Hamamı

Agora ile birlikte arkeolojik sit alanı içerisinde yer alır. 17. Yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ve hâkimiyetinde inşa edilmiştir. Bir süre tuz deposu olarak kullanılan hamam, 1933 yılındaki depremde hasar görmüştür. Restorasyonu yapılmış olan hamam, halka açıktır.

Zia Köyü

 

Kos merkezine 17 kilometrelik bir mesafede yer alır. Harika manzarası ve eşsiz gün batımı sebebiyle, turistik bir köy haline gelmiştir. Köy, doğal güzelliklerinin yanı sıra geleneksel Yunan yemeklerinin yer aldığı tavernalar sebebiyle de ziyaret edilmektedir. Kos Adası’ndaki en iyi gün batımı izleme noktası olduğu için bu köye turistik gün batımı turları düzenlenmektedir.

Yel Değirmenleri

Yunan Adaları’nın, olmazsa olmazlarındandır. Kos merkezine, 25 kilometre uzaklıktadır.

Pyli Köyü

Pyli Köyü-Kos Adası

Bizans İmparatorluğu döneminde, adanın başkenti olmuştur. Pyli, ne kadar eskiden başkentlik yapmış olsa da küçük bir köydür. Köyün geçim kaynağı tarımdır. Özellikle domatesleri ünlüdür. Domates yanında zeytin de bulunur. Köyün diğer bir önemli özelliği de su kaynaklarıdır. Köydeki kanallar sayesinde, adanın su ihtiyacı karşılanır.

Ekinleri ve buğdayı simgeleyen Toprak Tanrıçası Demeter ve kızı Persephone için yapılmış olan tapınak Pyli’nin tepesinde, Psoriari Kiparissi bölgesinde bulunur. Bu tapınak, milattan önce 4. yüzyıllarda yapılmıştır.

 

20. yüzyılda Hades, Persephone ve Demeter’i simgeleyen yedi adet heykel, Kos Arkeoloji Müzesi’ne taşınmıştır.

Plaka Ormanı

Plaka bölgesinde yer alan orman, ağaçları dışında özellikle tavus kuşları ve kedileri ile dikkat çekmektedir.

Linopoti Gölü

 

Kefalos yolu üzerindedir. Ördeklerin ve kazların yaşam olanı olan Linopoti Gölü, doğal bir yaşam parkıdır.

Figen Karaaslan Seyyahça © Eylül 2016

 

 

Kendim için modern bir Seyyah Kadın gezgin diyebilirim. Yaşamın, bir yol ve yolculuk olduğuna inanıyorum. Seyahat etmeyi, insanı içsel yolculuklara taşıdığını düşündüğüm için seviyorum. Bu sebeple de, fırsat buldukça, bir seyyah gibi geziyorum ve yolculuk yapıyorum. Yaşamın, paylaştıkça zenginleştiğine ve anlamlandığına inandığım için de; gördüklerimi ve yaşadıklarımı Seyyahça’da yazarak, paylaşıyorum. Yaşam yolunda yolculuk ederken; 2014 yılında, Yaşamı Kullanma Kılavuzu isimli bir kitap yazdım ve yayınlattım. Mersin Üniversitesi Seyahat İşletmeciliği ve Yakın Doğu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık mezunuyum. 10 yıldan fazla reklam-metin yazarlığı, editörlük ve içerik editörlüğü yaptığım profesyonel meslek hayatıma; editörlük, kurumsal iletişim ve dijital pazarlama ile devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir