Türklerin yurt dışındayken en çok özlediği şeylerden birisi leziz Türk yemekleri
Genel,  Yurt dışı

Türklerin Yurt Dışındayken Özlediği 15 Şey!

Biz Türkler, alışkanlıkları ve bazı kuralları olan bir milletiz. Olmazsa olmazlarımız vardır bizim ve biraz da duygusalız. Bu yazıda, Türklerin yurt dışındayken özlediği 15 şeyi yazdım. Elbette benden de bazı maddeler var bu yazının içinde… Bakalım Türkler, yurt dışındayken en çok neleri özlüyormuş…

Bu arada sıralama önem sırasına göre değil, tamamen gelişigüzel yapılmıştır.

Türkler Yurt Dışındayken Neleri Özlüyor?

1) En çok Türkçe konuşmayı özlüyoruz.

Türklerin yurt dışındayken, en çok Türkçe konuşmayı özlediği defalarca kanıtlanmıştır. Bu yüzden değil midir, yurt dışına dil öğrenmeye giden Türk gençliği dil hasretinden, en çok Türklerle gezer, Türklerle muhabbet eder ve yeterince dil pratiği yapamadan ülkesine geri döner. 🙂

Türk insanı yurt dışındayken deyim yerindeyse radarlarını açar ve antenleri diker. Kulağını iyice açar ve kendi gibi Türkçe konuşanları bulmaya çalışır. Bulur bulmaz, altın bulmuş gibi sevinen Türk insanının ağzından şu replik çıkar: “A Türk müsünüz? Ben de Türküm! Türkiye’nin neresindensiniz?

2) Şöyle tavşankanı bir çay olsa da içsek şimdi!

Türk insanının olmazsa olmazlarından biri de Türk çayıdır. İlk yurt dışı gezisinde, kendisi gibi çayı herkesin çok sevdiğini ve çay içtiğini sanacak kadar da saftır ve temiz kalplidir yurdum insanı… 🙂

Aksini öğrendiğindeki ilk hayal kırıklığını atlattıktan sonra bir süre daha şansını, özellikle sabah kahvaltılarından ve akşam yemeklerinden sonra zorlasa da, bir süre sonra durumu mecburen kabullenir. Poşet çaylarla bu özlemini gidermeye, daha doğrusu bastırmaya çalışır. Vatana ayak bastıktan sonra yapılacak ilk şey tabii ki bir bardak demleme çay içmek olacaktır.

3) Türk kahvaltısı gibisi var mı arkadaş?

Çay gibi yurdum insanını en fazla zorlayan bir diğer konu da Türk kahvaltısıdır. Kruvasan ve en iyi ihtimalle tostla yapılan yurt dışı kahvaltılarında Türk’ün aklı hep peynir, zeytin ve domates üçlüsünde kalır.  Bulamadıkça ve sabahları Türk usulü kahvaltı yapamadıkça: “Gözümü seveyim memleketimin! Şimdi bir Türk kahvaltısı ve yanında bir bardak demleme çay olacaktı ki” der durur. Bu cümleleri genellikle: “Bu nasıl memleket! Peynirsiz, zeytinsiz ve çaysız kahvaltı mı olurmuş?” cümleleri takip eder. 🙂

4) İlle de Türk yemekleri olsun!

Türklerin yurt dışındayken en çok özlediği şeylerden birisi leziz Türk yemekleri
Türklerin yurt dışındayken en çok özlediği şeylerden birisi leziz Türk yemekleri…

Avrupa mutfağı birçoğumuzun damak tadına pek hitap etmez. Bizler geleneksel insanlarız. Alıştığımız tatlardan ve şeylerden kolay kolay vazgeçemeyiz ve yenilikleri her zaman kolay kabul edemeyiz. Aklımız, genelde alıştığımız ve sahip olduğumuz şeylerdedir. Bu durum en çok da zengin ve güzel Türk mutfağında kendini gösterir. “Şöyle bol soğanlı, salçalı bir sulu yemek olacaktı ki! Doya doya yiyecektik. Ya da Türk kebabı olacaktı da yiyecektik. Yanında da milli içeceğimiz ayran olacaktı oh kebap!” 🙂

“Ya yiyoruz bunları da, içinde domuz eti var mıdır acaba? Garsona sorduk, dana/kuzu eti dedi ama içimize de kurt düştü şimdi iyi mi! Şüpheci genimiz, özellikle yurt dışında yediğimiz yemeklerde ve bu mevzuda baskın çıkıyor. 🙂

Bir de diğer meşhur Türk içkimiz rakı var. Kebapla ve balıkla iyi giden… 😉 Önümüze bir balık gelse, aklımız rakıya kayar gider. 🙂

5) Tiryakisi bilir Türk kahvesinin keyfini

turk-kahvesi

Türk insanının çaydan sonra en düşkün olduğu içeceklerden biri de Türk kahvesidir.  Şöyle köpüklü bir Türk kahvesi olacaktı ki şimdi mis gibi içecektik. Kahve eşliğinde sohbet edecektik hatta şehir turundan sonra yorgunluk kahvesi içecektik ama Avrupa’da nerdee? Eğer Balkanlarda veya Yunanistan’daysanız sorun yok. Çünkü buralarda Türk kahvesi bulmanız çok kolay ama ya değilseniz? O zaman, Türkiye’ye gidene kadar bekleyeceksiniz demektir.

6) Türk dizileri olmadan olmaz

Ah o Türk dizileri yok mu bizi ekrana kilitleyen. Dışarıda: “Yok ben dizi izlemem” dedirtip de evde dört duvar arasında bizi ekrana kilitleyen diziler, yurt dışında özlenen şeyler listesinde ilk beşe giriyor.

7) Arkadaşlarımız ve ailemizi özlüyoruz

Türkler kalabalıkları ve birlikteliği sever. Biz bireysel bir toplum değiliz. Grup toplumuyuz, aile toplumuyuz. Sevdiklerimizin yakınımızda olmasını isteriz. Sevdiklerimizi bir süre göremezsek özleriz.

Bir aile üyesi olan kedilerimiz ve köpeklerimiz de bu listeye dahildir, onları ayırmıyorum. 😉

8) Evimizi özlüyoruz

İnsanın yuvası gibi var mı? Oteller yuva sıcaklığını hiç verebilir mi insana? Elbette veremez, bunu en iyi yurdum insanı bilir.

9) Yatağımızı ve yastığımızı özlüyoruz

yastik

Türklerle yatakları ve yastıkları arasında çok güçlü bir bağ var. İsviçreli bilim adamları araştıracak bir şey kalmadı diye düşünmeyin, alın size bir araştırma konusu daha! 🙂

Hatta durumu iyice abartıp, kalacağı yere çarşafını ve yastığını götürenleri bile duydum. Bunu daha çok kadınlar yapıyor elbette! Oteldeki çarşaf temiz mi acaba diye tüm gece düşünüp, gözüne uyku girmeyen hijyenik kadınlarımız var bizim 🙂

10) Şehrimizi özlüyoruz

Mahallemiz ve şehrimiz, doğduğumuz ya da doyduğumuz yer… Dile kolay, yıllardır buradayız. Yılların yaşanmışlıkları, öyle üç günde unutulur mu bee? Unutulmaz!

11) Çok sevdiğimiz telefonlarımızla doya doya konuşmayı özlüyoruz

Birçok eğitim ve mutluluk araştırmasında Avrupa sıralamasında birinci olamasak da, telefonla en çok konuşan Avrupa ülkesi sıralamasında birinciyiz!

Heyytt be! Kim tutar bizi? Kimse tutamaz! Çok sevdiğimiz ve hiç yanımızdan ayırmadığımız telefonlarımızla konuşmaya devam!

12) Internete girmeyi özlüyoruz

Paylaşmayı seven bir toplumdur Türk toplumu… Yediğini içtiğini paylaşır, gezdiğini paylaşır, düşüncesini paylaşır… Birçok konuda, söyleyecek muhakkak üç beş şeyi vardır. “Şu yaban ellerde internetimiz olacaktı ki şu fotoyu Instagram’dan, Facebook’dan, Twitter’dan rahat rahat paylaşacaktık!” Neyse dönünce bir albüm, bir koleksiyon yaparız artık. 🙂

13) Memleketin havasını ve iklimini özlüyoruz

Var mı memleketimizin havası gibi? Güneşi pırıl pırıl parlar gökyüzünde… Avrupa’nın o gri havası, sürekli yağan yağmuru ve kışın soğuğu üşütür insanı ve güneşini aratır gurbet ellerde…

14) Ekmeğimizi bile özlüyoruz

Özellikle sabahları fırının önünden geçerken buram buram kokan taze ekmek kokusu gibisi var mı? Kahvaltı da, yemek de bu ekmekle bir başka lezzetli gelir Türk insanına…

15) Alaturka tuvaleti ve taharet musluğunu özlüyoruz

Tamam bu madde çok şık gelmeyebilir gözünüze ve kulağınıza ama gerçek! Gerçekler tatsızdır ama bu, doğruluğunu değiştirmez. 😉 Temiz milletiz vesselam. Biz de bu duruma ıslak mendiller ve benzeri şeylerle çare bulmaya çalışırız.

Son olarak sizin yurt dışındayken özlediğiniz bunlardan başka şeyler varsa, onları da yorumlarınızla benimle paylaşın lütfen 🙂

Figen Karaaslan Seyyahça © Aralık 2016

 

 

Kendim için modern bir Seyyah Kadın gezgin diyebilirim. Yaşamın, bir yol ve yolculuk olduğuna inanıyorum. Seyahat etmeyi, insanı içsel yolculuklara taşıdığını düşündüğüm için seviyorum. Bu sebeple de, fırsat buldukça, bir seyyah gibi geziyorum ve yolculuk yapıyorum. Yaşamın, paylaştıkça zenginleştiğine ve anlamlandığına inandığım için de; gördüklerimi ve yaşadıklarımı Seyyahça’da yazarak, paylaşıyorum. Yaşam yolunda yolculuk ederken; 2014 yılında, Yaşamı Kullanma Kılavuzu isimli bir kitap yazdım ve yayınlattım. Mersin Üniversitesi Seyahat İşletmeciliği ve Yakın Doğu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık mezunuyum. 10 yıldan fazla reklam-metin yazarlığı, editörlük ve içerik editörlüğü yaptığım profesyonel meslek hayatıma; editörlük, kurumsal iletişim ve dijital pazarlama ile devam ediyorum.

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir